Fon vurgunu çeşitli yönleriyle tartışılmaya devam ederken, banka kredilerindeki batık oranları da hızla yükselişini sürdürüyor. Batık kredilerdeki tehlikeli gidişatın, önümüzdeki hafta Merkez Bankası’nın alacağı faiz kararında da etkili olacağı tahmin ediliyor.
Erdal SAĞLAM
(ANKARA) – Fon vurgunu çeşitli yönleriyle tartışılmaya devam ederken, banka kredilerindeki batık oranları da hızla yükselişini sürdürüyor. Batık kredilerdeki tehlikeli gidişatın, önümüzdeki hafta Merkez Bankası’nın alacağı faiz kararında da etkili olacağı tahmin ediliyor.
Fon krizinde çıkan panik iklimi yumuşarken, önümüzdeki haftadan itibaren sorunlu fonlarda hak sahiplerine 1 milyon TL’ye kadar ön ödeme yapılması bekleniyor. Ekonomi yönetimi, bir yandan 2027 yılı bütçesine son şeklini verirken, öte yandan fonlarla ilgili gelişmeleri, sık sık yaptığı komisyon toplantılarıyla yakından takip etmeyi sürdürüyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yoğun takvimi nedeniyle bu yıl Hong Kong’da yapılan IMF toplantısına gitmediğini gördük. Buna karşılık yoğun gündemi yanında, “toplantılarda sık sık fonlarla ilgili sorularla karşılaşacağı için bu toplantılara gitmeyi tercih etmediği” de konuşuluyor.
Bu arada, küresel endeks sağlayıcılarından MSCI, haftanın son gününde sermaye piyasalarıyla ilgili bir uyarı daha yapıp, yapısal tedbirler alınana kadar, endekse alınacak hisse senetleriyle ilgili düzenleme yapmayacağını duyurdu. MSCI, düzenleme için son tarih olarak 2027 Haziran ayını işaret ederken, Bakan Şimşek, yılbaşına kadar sermaye piyasalarında disiplini sağlayacak kapsamlı bir yasa çıkaracaklarını söyledi. Bu açıklamalara rağmen hisse senedi piyasası, MSCI’in yeni uyarısı nedeniyle bir kötü gün daha geçirdi.
BATIK KREDİLERDE ALARM
Fon vurgunuyla ilgili adli süreç devam ederken, iktidarın gözde ekonomi bürokratlarından Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak görevinden istifa ettirilip mal varlığına el konuldu. “İlgili kamu kurum yöneticilerinin Tera porföy işlemlerinde kayırmacılık yaptığı” yönündeki haberler, bu istifa kararıyla iyice arttı.
Bu arada iktidarın hem partide hem de bürokraside, fon vurgununa karışanlar için nasıl bir yol izleyeceği piyasalar tarafından merakla izleniyor.
Öte yandan, geçen hafta sonu itibarıyla açıklanan bankacılık verileri, hem bireysel kredilerde hem de KOBİ kredilerinde batık oranlarının hızla yükselmeye devam ettiğini gösterdi. KOBİ kredileri için fon vurgununun etkisi denildi ama batıklar zaten bir süredir belirgin olmuştu. Ayrıca fon krizinin etkilerinin, 3 aylık süre nedeniyle, ancak yıl sonuna doğru kredilerdeki etkisini göstermesi beklenebilir.
KOBİ kredilerindeki kötü gidişat, birara kamu bankalarının devreye sokulması ve kredi yeniden yapılandırmalarıyla durmuş gibi gözüktü ama zaten uzun süre önce artış başlamıştı. KOBİ kredilerindeki batıkların toplama oranı, tarihi bir oran olarak yüzde 4’ü geçti, yüzde 4,04 olarak saptandı. Yaklaşık bir yıldır sürekli olarak artan bireysel kredilerdeki batık oranı ise yüzde 5,15’e kadar çıktı.
Batık kredilerdeki bu artış, Merkez Bankası’nın 22 Ekim’de yapacağı toplantıda alacağı faiz kararını da etkileyecek. Ekonomideki daralmanın devam etmesi, sanayi üretiminde hızlanan düşüş, hizmetler sektöründeki duraklama, iş aleminde “alarm işaretlerinin artması “olarak algılanıyordu. Üzerine fon krizi sonucu ödeme sıkıntılarının eklenmesi, moralleri iyice bozmuş görünüyor.
1,5 PUANLIK İNDİRİM MASADA
Merkez Bankası üzerinde “faizde indirim baskısı” artıyor ama enflasyonla ilgili gelişmelerin de faiz indirimi için uygun bir zemin oluşturmadığı görülüyor.
Ekim enflasyonuyla ilgili öncü veriler, geçen Ekim’deki yüzde 2,55 oranının bu yıl üzerine çıkma ihtimalini gösteriyor. Buna rağmen “Merkez Bankası’nın gelecek haftaki toplantıda, en az 1 puanlık faiz indirimi yapacağı” yönündeki beklentinin hakim olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşılık, ”iş aleminin 3 puan civarında bir düşüş istediği, en azından 2 puanlık indirim olması gerektiği” yönündeki açıklamalarına şahit oluyoruz. Merkez Bankası’nın işi, “göstergeler olumlu değilken gelen siyasi baskıların ağırlığı” nedeniyle iyice artmış gözüküyor. İşte bu nedenle Merkez Bankası yönetiminin önümüzdeki hafta, “Ortayı bulmaya çalışıp, 1,5 puanlık faiz indirimi yapabileceği” yönündeki tahminlerin de giderek arttığını söyleyebiliriz.
Uzun zamandır uygulanan program nedeniyle gelirleri reel olarak geriletilen, buna karşılık “enflasyonla mücadelede başarısız kalındığı için durumları daha da ağırlaşan” vatandaş sayısı, iyice büyüdü. Fon vurgunu ve adalet algısının iyice bozulması, geniş kesimlerin karamsarlığını daha da artırdı.
Bunun yanında talep iyice daraldığı, faizler düşmediği için iş yapamaz hale gelmişken, fon vurgunuyla yüz yüze gelen iş insanlarının morallerinin de iyice bozulduğu ortada. Bu iş insanlarına, artık AKP’ye yakın isimler de katılıyor.
İşte bu nedenle Merkez Bankası’nın yapacağı faiz indiriminin, tek başına, toplumdaki büyüyen rahatsızlığa çare olmayacağını da söylemek gerekiyor. Çözüm için, çok daha kapsamlı, “radikal siyasi ve ekonomik değişimlere ihtiyaç duyulduğu” gerçeği, kendini giderek daha fazla gösteriyor.
Odunpazarı Gündem, “Tarihi Sokakların Güncel Gündemi” anlayışıyla ilçenin kültürel dokusundan beslenen tüm gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Odunpazarı’nın nabzını tutan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap